




(0,00 out of 5)



(0,00 out of 5)



(0,00 out of 5)



(0,00 out of 5)



(0,00 out of 5)



(0,00 out of 5)



(0,00 out of 5)



(0,00 out of 5)



(0,00 out of 5)



(0,00 out of 5)
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Nis | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | |
| 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 |
| 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 |
| 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 |
| 28 | 29 | 30 | 31 | |||
Yazar: vartes
Tarih: 15 Nisan 2012 / 17:51
VartesMedia Olarak Kendi Sistemimizi kurarak yanına başladık. Bizleri tanıyanlar iyi bilirlerki bizler Sanalda güvenilir ve ilkelere sahip kişileriz. Kurduğum Akıncılar’in Çalışmaları sayesinde VartesMedia Olarak Sohbet Panelini Hazırladık ve önce Seslisitem Sonrada Bize bağlı Siteleri Ona geçirdik Gayette başarılı olduk tüm bunlar bizler vartesmedia olarak farkımız güvenilir olmak ve yıllardır sanalda yaptıklarımızdır. Ticari maksatla degil olaya bizler daha farklı baktık Seslisitem olarak girmiş olduğumuz bu yolda arkadaşların çalışmaları ile yaptıklaırmız aşikar ortadadır. Sizler daha kaliteli ve sorunsuz güvenli bir hizmet almak istiyorsanız bizimle iletişime geçin yıllardır kapanmayan seslisitem.com bizim en büyük referansımızdır. Örnek birçok referansda veririz. Bizimle çalişmanız için öncelıkle bize güvenmeniz gerekir.Tanımıyorsanız tanıyanlardan ulasabilirsiniz. Sizde Seslisitem Gibi bir sohbet sitesı kurmak yada başka maksatla tanıtım ticari reklam v.s gibi siteler acmak istiyorsaniz bizimle iletişime geçin biz size uygun tasarım ve temayı bulur en kısa zamanda sitenizi hizmete acarız.
VartesPanel
Yeni VartesPanel
Yeni2
Yeni3
Özel Fiyatlarımızla Sizde böyle bir web sitesine ve sohbet Paneline sahip olmak istiyorsanız bizimle iletişime geçin
İletişim Seslisitem Sohbet odalarından bana ulaşabilirsiniz. Samimi Görüşmelerinizde beni arayabilirsiniz.
Tel:0535 220 63 93
VartesMedia Vartes Panel Sohbet Panelleri Chat Panelleri Uygun Fiyat Özel chat panelleri vartes Panel
VartesMedia Vartes Panel Sizlerde Uygun Fiyata güvenilir panel satın alın sorunsuz web hizmetlerinde yararlanın hosting domant hizmetleri vartes mediya web bileşim panelleri sesli chat sesli sohbet sistemleri
Yazar: sanalyakuza
Tarih: 25 Nisan 2012 / 10:19
28 Şubat Sürecinde ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ın rolü, psikolojik harekatı etkisi ve Karadayı’dan kabul edilen talimatlar…

Mesut Yılmaz, 28 Şubat döneminde meşru hükümete karşı karargahın emirleriyle hareket ederek demokrasinin yara almasına neden oldu. Yılmaz, halka sistematik olarak, ‘Bu hükümet gitmezse darbe olacak’ mesajları verdi. İmam hatiplilere ‘yarasa’ demekten de geri durmayan Yılmaz’ın ödülü ara rejimin başbakanlığı oldu.
Türkiye demokrasi tarihine kara leke olarak geçen 28 Şubat 1997 Milli Güvenlik Kurulu kararları öncesi ve sonrasında Refahyol hükümetinin iktidardan gitmesi için çabalayan ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ın oynadığı rol ara rejimin başbakanı olarak son buldu.
Yılmaz, 28 Şubat MGK’sı öncesinde ve sonrasında yaptığı açıklamalar ile adeta halkı ‘darbe geliyor, bu hükümet gitmezse darbe olacak’ mesajları verdi. Yaptığı açıklamalar ile vatandaşı darbeyle korkutan Yılmaz,kendisinin başbakanlığında bir hükümetin kurulması yönünde açıktan mesajlar verdi. Milletin verdiği oylarla kurulan meşru hükümete karşı uygulanan baskının karşısında yer almayarak, demokrasinin yara almasına neden oldu. 28 Şubat’ın emir eri gibi çalışan Başbakan Mesut Yılmaz, imam hatiplerin orta kısmının kaldırılmasıyla ilgili olarak verdiği bir demeçte İmam Hatiplileri ‘yarasa’ olarak niteleyerek muhafazakar kesimin büyük bir tepkisini toplamıştı.
1 ŞUBAT’TA PSİKOLOJİK HAREKAT BAŞLADI
Mesut Yılmaz, Refahyol iktidarda olmasına ve henüz 28 Şubat MGK’sı yapılmamasına rağmen sürecin siyasi ayağındaki başrol görevini oynamaya başlamıştı. Yılmaz 1 Şubat’ta verdiği demeçte yeni hükümet formüllerine açık olduklarını belirterek psikolojik harekatın mesajını şu şekilde verdi: ’İktidar olmak için temiz siyasetten taviz vermeyiz. Aynı şekilde Cumhuriyet’in temel ilkelerine ters görüşlerle işbirliği yapmayız. Ama ülkeyi bunalımdan çıkarmak için getirilecek hükümet oluşumu formüllerini tartışmaya açığız’
SONRA TANKLARLA KORKUTTU
Yılmaz, özellikle egemen medyanın Refahyol üzerindeki etkisinin yoğunlaştığı ve adeta askerin haber bülteni haline geldiği günlerde mesajlarını daha da arttırarak sertleştirmişti. Yılmaz, tarihi 28 Şubat MGK’sından hemen önce 24 Şubat’ta verdiği demeç ise oldukça talihsiz bir söz olarak siyasi tarihteki yerini aldı. Yılmaz’ın 24 Şubat demecinde şu sözler yeraldı: ’Hükümet, Cumhurbaşkanı’nın çarşaf çarşaf yayınlanan uyarılarını anlamayacak kadar kör. TSK, Sincan benzeri bir uyarıyı 28 Şubat’ta da yapacak’
AÇIK AÇIK ‘ORDU İSTİYOR’ DEDİ
Yılmaz, tanklarla korkutma demecinin hemen ertesi günü 25 Şubat’ta da bu kez ‘Ordu’nun hükümetin gitmesini istediğini’ belirterek başbakan olmak istediğini ifade etti. Yılmaz, 25 Şubat’ta şunları söyledi: ’Ordu, bu hükümetin gtimesini istiyor. Ben darbeyi önlemek için yeni bir hükümet oluşumu konusunda özveriye hazır olduğumu söylüyorum’
‘HERKES AKLINI BAŞINA ALSIN’ TEHDİDİ
Yılmaz, 26 Şubat’ta ise herkesin aklını başına alması gerektiğini belirterek, 28 Şubat’a doğru mesajlarını sertleştirdi: ‘Gelin darbe olmasın, rejim tehlikeye uğramasın diye işbirliği yapalım. Darbeye karşı uzlaşma çağrısı yapıyorum. Herkesin aklını başına alması lazım’
‘BU YAPTIĞIM SON ÇAĞRI’
Yılmaz, medyayı da kullanarak ülkede Refahyol’un oluşturduğu kaos olduğu yönünde mesajalarını 26 Şubat tarihinde de şu sözlerle iddia etti: ‘Türkiye bir uçuruma sürükleniyor. Önkoşulsuz görüşmeye hazırız. Bu yaptığım son çağrıdır. Kim ki bu çağrımıza kulak tıkarsa, ilerde yaşanacak bütün kötülüklerin sorumluluğunu üstlenmiş olacak’
SİNDİRİM SORUNU BAŞLADI
Yılmaz, 28 Şubat MGT toplantısından sonra da iktidarı ve başbakanlığı bekleyen bir yapıda konuşmalarını sürdürdü. Ara dönemin başbakanı olmak için çabalayan Yılmaz, 5 Mart’ta şu demeci verdi: ‘Bunalımın temelinde Refah-Anayasa çelişkisi var. Bunalım Refah’ın anayasada tanımlanan devletin vazgeçilemeyecek temel niteliklerini içine sindirememiş olmasından kaynaklanıyor’
BAŞBAKAN BEN OLAYIM
Yılmaz, Refahyol’un istifasıyla birlikte zaman kaybetmeden Cumhurbaşkanı Demirel’den başbakanlık görevi istedi. Başbakan Erbakan, istifasını sunarken Çiller başkanlığında yeni hükümetin kurulması beklentisini dile getirmiş ve güvenoyu alacak olan hükümetin milletvekillerinin imzasını sunmuştu. Ancak Yılmaz, adeta ‘beni başbakan yapın’ diyerek Erbakan’ın istifa ettiği 18 Haziran’da şu çağrıyı yaptı: ‘Hükümeti kurma görevi partilerin büyüklük sırasına göre liderlere verilmelidir. Görev ayırsam, başında kim olursa olsun ANAP ile DYP’nin işbirliği için DYP’nin kapısını çalarım’
İmam Hatipli’ye ‘Yarasa’
Mesut Yılmaz başbakanlığı döneminde bir ABD dergisine verdiği demeçte imam hatipliler için ‘yarasa’ tanımlaması yaptı. Daha sonra genel başkan yardımcısı İbrahim Yaşar Dedelek de, genel kurul salonunda bu sözleri yineledi. O dönemde Kutan, Yılmaz’ı şu sözlerle eleştirmişti:‘Mesut Yılmaz bir Amerikan dergisine demeç veriyor. Soruyor Amerikalı, ‘Türkiye’de kökten dinciler sizin eğitim reformunuza karşı çıkıyor?’. Evet, o da şöyle diyor: ‘Onlar karşı çıkıyor. Karşı çıkanlar yarasadır.’ Yani sizlere yarasa diyor. Ben sayın Yılmaz’a 4 gündür yaptığım mitingte çağrıda bulunuyorum. Eğer söylediysen aziz milletin önüne çık. Söylediysen milletten özür dile, eğer söylemediysen erkekçe çık söylemedim de. Ama meydanlara çıkmaya cesareti yok. Onun için meydanlara Mahsun Kırmızıgül ile birlikte çıkıyor. Mahsun Kırmızıgül’ü yanına alacağına, şu mazlum halkı yanına alsaydı daha iyi olurdu’
Karadayı: 7 şey saydım hepsini sırıtarak dinledi
Mesut Yılmaz, iktidara geldikten sonra askerin verdiği ev ödevlerini yerine getirmeye başladı. Bu ödevlerin başında, 8 yıllık kesintisiz eğitim vardı. Çocukların temel eğitimini 8 yıla çıkartması yönüyle egemen medyanın övdüğü bu yasanın asıl amacı, imam hatiplerin orta kısmının kapatılması ve kuran kurslarına katılım yaşının da ortaokulu bitirme yaşı olan 14′e çekilmesiydi. Bu amaçla Yılmaz, 28 Şubatçıların talimatını yerine getirdi. Yasayı çıkarmak için muhafazakar kesimin verdiği tepkiye rağmen büyük bir uğraş verdi. Kendi partisinin muhafazakar tabanından da büyük tepki alan Yılmaz, ‘Siyasi hayatıma mal olsa bile bu kanunu çıkaracağım’ demekten kaçınmamıştı. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Refah Partili milletvekillerin 9 günlük engelleme çabalarına rağmen yasa genel kurula gelmişti. 34 saatlik kesintisiz oturum ile 8 yıllık kesintisiz eğitim çıkmış ve askerin isteği yerine getirilmişti. Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı da internete düşen ses kaydında, 8 yıllık kesintisiz eğitimin yasalaştırılmasını Mesut Yılmaz’dan kendisinin istediğini itiraf etmişti. Karadayı, ses kaydında ‘Mesut Bey, size altın tepside iktidar teslim ediyoruz. Bunu iyi değerlendirin, dedim. Sekiz yıllık eğitim, milletvekili dokunulmazlığı, 7 tane şey saydım. Hepsini sırıtarak dinledi’ diyordu.
Asker istedi Demirel yaptı
Dönemin başbakanı Necmettin Erbakan, istifasını 18 Haziran’da sunarken hükümet ortağı DYP’nin Genel Başkanı Tansu Çiller’in başkanlığında yeni bir hükümet kurulması için görev beklediklerini de belirtmişti. Daha önce iki partinin yaptığı protokol de Demirel’e hatırlatılmıştı. Bu beklentiyi somutlaştırmak için RP, DYP ve BBP milletvekillerinin yeni kurulacak hükümete güvenoyu vereceklerine dair mektubu da sunmuştu. Ancak Demirel bu teminata uymadı. ‘Mektup beni bağlamaz’ demecini veren Demirel, Çiller ve Erbakan’a sıcak bakmadığını kamuoyu ile paylaştı. Asker, RP’yi yeniden iktidarda görmek istemiyordu. Erbakan’ı başbakan yardımcısı olarak bile iktidar olmasını istemiyordu. Bu nedenle Cumhhurbaşkanı Demirel, hükümet kurma görevini Tansu Çiller’e vermedi ve Yılmaz görevlendirildi. Yılmaz da, Bülent Ecevit’in genel başkanı olduğu DSP ile DYP’den ayrılanların kurduğu ve Hüsamettin Cindoruk’un genel başkanı olduğu Demokrat Türkiye Partisi ile üçlü koalisyon kurdu. Yılmaz, bir buçuk yıl iktidarda kaldı.
seslisitem , sesli sohbet , sesli chat , chat , vartesmedia , vartes , akıncılar , sanalyakuza
Yazar: sanalyakuza
Tarih: 25 Nisan 2012 / 9:35
28 Şubat soruşturması kapsamında 3. dalga operasyon başlatıldı. Aramalar ve gözaltılar var…

28 Şubat soruşturması kapsamında yeni bir operasyon başladı. Operasyon kapsamında 7′si emekli 13 asker hakkında gözaltı kararı bulunuyor.
Hakkında gözaltı kararı bulunan 7 emekli askerin 3′ünün Ankara’da olduğu ifade edildi.
OPERASYON SAAT 08:00′DE BAŞLADI
28 Şubat soruşturması Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili’nin gözetiminde yürütülüyor. 3. dalga operasyona daha önceki operasyonlar gibi saat 08:00′de başladı.
ORG. FEVZİ TÜRKERİ GÖZALTINA ALINDI
28 Şubat soruşturması kapsamında 3. dalga operasyon başladı. Ankara Özel Yetkili Savcıları tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Eski Jandarma Genel Komutanı Emekli Org. Fevzi Türkeri’nin evinde arama yapıldı.
Karargah’ın pek çok biriminde çalıştığı belirtilen Fevzi Türkeri, 28 Şubat döneminde Genelkurmay’da teknik istihbaratın başındaki isimdi…
Fevzi Türkeri evinde yapılan arama sonrası gözaltına alındı.
İSTANBUL’DA 2 EMEKLİ ALBAY GÖZALTINA ALINDI
Soruşturma kapsamında İstanbul’da 2 emekli albayın gözaltına alındığı belirtiliyor
ÇEVİK BİR VE EROL ÖZKASNAK TUTUKLANMIŞTI
28 Şubat soruşturması kapsamında daha önce iki operasyon düzenlenmişti.
İlk yapılan operasyonda dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Emekli Org. Çevik Bir ve Batı Çalışma Grubu mensubu 18 asker tutuklanmıştı.
Geçtiğimiz günlerde yapılan ikinci dalga operasyonda ise 28 Şubat döneminde medya ile ilişkileri yürüten emekli Tümg. Erol Özkasnak dahil olmazk üzere 8 emekli ve muavzzaf asker tutuklanmıştı…
OPERASYON 4 İLDE DEVAM EDİYOR
28 Şubat soruşturması kapsamında Ankara, İstanbul, İzmir ve Kars’ta operasyon düzenleniyor.
seslisitem , sesli sohbet , sesli chat , chat , vartesmedia , vartes , akıncılar , sanalyakuza
Yazar: sanalyakuza
Tarih: 25 Nisan 2012 / 9:18
Cüneyt Çakır’ın düdük çaldığı Şampiyonlar Ligi maçında Barcelona, tur için çıktığı maçta 10 kişi kalan rakibiyle berabere kalarak elendi…
Karşılaşmaya hızlı başlayan taraf ev sahibi Barcelona oldu. Maçın 12. dakikasında Alexis Sanzhez’in önündeki topa müdahale etmek isteyen Chelseali Gary Cahill’in ayağı kaydı. Bu pozisyonda sakatlanan Gary Cahill, oyundan çıkmak zorunda kaldı. Bu oyuncunun yerine Jose Bosingwa oyuna girdi. Barcelona’da ise Gerard Pique çok ciddi bir tehlike atlattı. İngiliz ekibinin atağında Drogba ve Victor Valdes ile hava topuna çıkan Pique, kalecisiyle çok kötü şekilde çarpıştı. Kafasını yere çarptığı için bir süre bilinç kaybı yaşayan Pique daha sonra kendisine gelse de oyuna devam edemedi. Onun yerine 26. dakikada oyuna Dani Alves girdi.
Taraftar desteğini de arkasına alan Katalanlar, aradığı golü 35. dakikada organize gelişen atak sonrasında Sergio Busquets ile buldu. Golden iki dakika sonra topsuz alanda Alexis Sanchez’e diziyle vuran John Terry’e maçın hakemi Cüneyt Çakır teredütsüz kırmızı kartını çıkardı. Barcelona, 10 kişi kalan rakibi karşısında Andres Iniesta’nın şık golüyle farkı 2′ye çıkardı. Maçın ilk yarısı böyle bitecek derken sahneye çıkan Ramires, mükemmel bir golle Chelsea’ye hayat veren golü attı.
Karşılaşmanın ikinci yarısına da atak başlayan Barcelona, 49. dakikada Fabregas’ın düşürülmesi sonrasında penaltı kazandı. Topun başına geçen Messi, meşin yuvarlağı kale direğine nişanladı. Bu pozisyondan sonra 10 kişi oynayan rakibini kendi yarı sahasına hapseden Bordo-Mavili ekip, 83. dakikada Messi ile net pozisyondan yararlanamadı. Bu dakikada ceza sahasında topla buluşan golcü futbolcunun vuruşu direkten döndü. Karşılaşmanın 90. dakikasında ani gelişen konuk ekip atağında topla buluşan Fernando Torres, Barcelona’nın umutlarını bitiren golü attı. Ev sahibi ekip, bu sonuçla Şampiyonlar Ligine veda etti.
Yazar: sanalyakuza
Tarih: 25 Nisan 2012 / 8:55
Dışişleri Bakanlığı’ndan Obama’nın “24 Nisan” açıklamasına tepki
Dışişleri Bakanlığı’ndan ABD Başkanı Obama’nın “24 Nisan” mesajıyla ilgili yapılan açıklamada, “Obama, Ermeni görüşlerini yansıtan mesnetsiz bir yaklaşım ortaya koymuştur” denildi. Açıklama şöyle: “ABD Başkanı Obama, 24 Nisan 2012 tarihinde yayınladığı mesajla, Türkler ile Ermeniler arasında ortak tarihlerinin acılı bölümüne ilişkin anlaşmazlıkta, bu sene de Ermeni görüşlerini yansıtan mesnetsiz bir yaklaşım ortaya koymuştur. Tarihi gerçekleri çarpıtan bu açıklamayı her bakımdan fevkalade sorunlu buluyor ve esefle karşılıyoruz.
OBAMA “SOYKIRIM” YERİNE O İFADEYİ KULLANDI
İç siyaset kaygılarıyla yapılan ve tartışmalı tarihi olayları seçici bir adalet duygusuyla yorumlayan bu tür tek yanlı açıklamalar isabetsiz oldukları kadar, Türkiye ve Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesini de zorlaştırmaktadır.
ABD gibi önemli bir müttefikimize düşen, Türk-Amerikan ilişkilerine de zarar veren bu tür bir yaklaşımla sorunu daha da derinleştirmek değil, çözüme yönelik yapıcı katkılar sunmak ve bu bağlamda ortak tarih araştırmasından kaçınan Ermeni tarafını daha gerçekçi ve uzlaşmacı olmaya cesaretlendirmektir.
I. Dünya Savaşı sırasında yaşanan acıların ortak olduğu ve döneme ilişkin hatıraların Türk halkı bakımından, en az Ermeniler için olduğu kadar hassasiyet taşıdığı da bilinmelidir. Tarihin yazımına yapılmaya çalışılan tüm önyargılı müdahalelere rağmen adil hafızaya ulaşma çabalarımızı sürdüreceğiz. ”
seslisitem , sesli sohbet , sesli chat , chat , vartesmedia , vartes , akıncılar , sanalyakuza
Yazar: sanalyakuza
Tarih: 25 Nisan 2012 / 8:41
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun da vefat etmeden 2 ay önce tehdite maruz kaldığı iddia ediliyor. Peki Yazıcıoğlu’nu tehdit eden komutan kim?

ürkiye son 15 yıldır askeri vesayetin, yönetimdeki sivilleri nasıl kıskaca aldığına birçok kez şahit oldu. 28 Şubat süreci sivillerin köşeye sıkıştırıldığı dönemlerden biriydi. Ergenekon sürecinde de sivillerin tehdit edildiği benzer ses kayıtları gündeme gelmişti.
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ‘nun da vefat etmeden 2 ay önce benzer bir tehdite maruz kaldığı iddia ediliyor. Cihan Haber Ajansı’na konuşan Avrupa Türk Kültür Dernekleri Birliği Eski Başkanı Recep Yıldırım, Yazıcıoğlu’nun vefat etmeden önce bir General tarafından tehdit edildiğini söyledi.
Generalin bu tehditi darbe soruşturmalarının hızla devam ettiği, faili meçhuller ve yargısız infazların yargı önüne çıkarıldığı bir tarihte oldu. Tehditin yapıldığı 2009 yılında Ergenekon operasyonları devam ediyor. Dava sürecinde önemli gelişmeler yaşanıyordu. Ancak cunta zihniyeti, devam eden bunca soruşturmaya rağmen, sivilleri tehdit etmekten geri durmadı.
Generalin ismi henüz kamuoyuna açıklanmadı. Ama Yazıcıoğlu’nun arkadaşı Recep Yıldırım, konunun aydınlatılması için, 25 Mart 2009′dan önceki tehdit telefonunun araştırılmasını istiyor.
seslisitem , sesli sohbet , sesli chat , chat , vartesmedia , vartes , akıncılar , sanalyakuza